Türkiye ekonomisi uzunca bir süredir belirgin bir yavaş büyüme patikasına oturmuş görünüyor. 2001 krizi sonrasında 2008’e kadar devam eden hızlı büyüme, 2008-2009 krizinde yerini daralmaya bırakmıştı. Krizden çıkışla birlikte, 2010 ve 2011 yıllarında çok yüksek hızlarla büyüyen ekonomi, izleyen yıllarda uzun yıllar ortalamasının epeyce altında kalan büyüme hızlarının karakterize ettiği bir durgunluğa girdi. Zaman zaman enflasyondaki artışın da eşlik ettiği bu durgunluk, 2016’nın ilk altı ayında da derinleşerek devam etti. TÜİK’in ilk tahminlerine göre Türkiye ekonomisi 1. çeyrekte % 4,7, 2. çeyrekte % 3,1 olmak üzere 2016’nın ilk altı ayında önceki yılın aynı dönemine göre % 3,9 oranında büyüyebildi. Temmuz-Ağustos ayına ilişkin öncü göstergeler üçüncü çeyrekte durgunluğun daha da derinleşeceğini ve hatta bir daralma yaşanabileceğine işaret ediyor.1 Bu durumda, “Uzun Durgunluk” döneminde 27 çeyrektir devam eden kesintisiz büyümenin sonu gelmiş olacaktır. İki kriz arasında kalan “Lale Devri”nde 2 de 27 çeyrek süren bir kesintisiz büyüme yaşanmıştı. Ancak iki dönem arasındaki benzerlik bundan ibaret. 2011 sonrasındaki “Uzun Durgunluk” döneminde basit ortalama yıllık büyüme hızının “Lale Devri”ne göre 2,2 puan daha küçük olduğunu (% 36’lık bir fark) belirtmekle yetinelim (Şekil 1).

Yazının devamını okumak için buraya tıklayınız.