Sayın Başkan, Panelistler, Konuklar,

Bu oturum için önerilen konular içerisinde “Türkiye’de girişimciliği geliştirmek için ne yapılmalı?” sorusu yer almaktaydı.

Türkiye için yapılmakta olan OECD Ekonomik Incelemesi (Temmuz ayında yayımlanacak) bu soruyla ilgili arka plandaki bir takım gerçeklere dikkatimizi çekti. Bu panelde sizlerle bunları paylaşmak istiyorum.

Gözlemlerimizi beş basit ifadeyle açıklamak istiyorum.

1. Türkiye, önemli bir girişimciler ülkesidir.

2. İlk bakışta, Türkiye’nin girişimci motorunun çok sınırlı bir beşeri sermaye ile ve küçük ölçekli ve düşük verimliliğe sahip iş birimleri ile çalıştığı görülmektedir.

3. Bununla birlikte, 2000’lerde girişimcilikte dikkate değer bir gelişme yaşanmıştır. Ülke genelinde küçük iş birimleri daha kurumsallaşma eğilimine girmiş; daha yüksek ölçekli ve daha verimli seviyelere ulaşmışlardır. Bu da Türkiye’de kapsayıcı bir büyümeyi teşvik etmiştir.

4. Ancak bu dinamizm, devralınan mevcut düzenleyici çerçeve tarafından desteklenmemiştir. Bu uyumsuzluk aslında işgücü piyasası kurallarıyla ilgilidir.

5. Politika yapıcılar, teşebbüslerin büyümesi önündeki bu düzenleyici engelleri ikinci en iyi çözümlerle ortadan kaldırmak için ciddi çabalar sarf etmiştirler. Gösterilen bu çabalar büyümeye yardımcı olmuştur. Ancak, birinci en iyi reformlar, girişimciliğin desteklenmesi için artık gerekli hale gelmiştir.

Devamını okumak için buraya tıklayınız.