Küresel finans krizi sonrasında gelişmiş ülke merkez bankalarının krizin etkilerini sınırlamak amacıyla uyguladıkları parasal genişleme politikalarının, birçok gelişmekte olan ülke üzerinde olduğu gibi Türkiye’de de önemli yansımaları olmuştur. Bu dönemde kısa vadeli yurt dışı finansman imkânlarının bol ve düşük maliyetli olarak sağlanabilmesi, hızlı kredi genişlemesine ve Türk lirasının giderek değerlenmesine yol açmıştır. Bu durum, 2010 yılının ikinci yarısından itibaren makro finansal risklerin ve dış dengesizliklerin birikmesine neden olmuştur (Çınar ve diğerleri, 2010). Finansal istikrara ilişkin risklerin artması orta vadede fiyat istikrarını tehdit etme potansiyeli taşıdığından, para politikası stratejisinde finansal istikrarı da dikkate alan farklı yaklaşımlar gündeme gelmiştir (Goodhart, 2010 ve Borio, 2011).

Türkiye’de 2001 yılında yeniden düzenlenen Merkez Bankası Kanunu ile Merkez Bankası, fiyat istikrarı temel amacına ilave olarak finansal istikrara katkıda bulunacak tedbirleri almakla görevlendirilmiştir. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), küresel dengesizliklerin ülkemiz ekonomisi üzerinde oluşturduğu makro finansal riskleri sınırlamak amacıyla, 2010 yılının sonlarından itibaren yeni bir politika stratejisi tasarlamış ve uygulamaya başlamıştır. Yeni politika yaklaşımında fiyat istikrarı önceliği korunurken, finansal istikrar da destekleyici bir amaç olarak gözetilmiştir. Bu kapsamda, politika faizinin yanı sıra zorunlu karşılık oranları ve faiz koridoru gibi birbirini tamamlayıcı nitelikteki araçlar bir arada kullanılmaktadır. Bu politikalarla orta vadeli enflasyon görünümünü bozmadan, ekonomideki dengesizlikler kademeli olarak azaltılarak daha sağlıklı bir büyüme kompozisyonuna doğru yönlendirme amaçlanmıştır. Bu çerçevede, bir yandan döviz kurunun iktisadi temellerden aşırı ölçüde sapmasına karşı politikalar uygulanırken, diğer yandan aşırı borçlanmanın engellenmesi amacıyla kredilerin makul oranlarda büyümesi için diğer kurumların katkısıyla birlikte gerekli tedbirler alınmıştır.

Devamını okumak için buraya tıklayınız.