“Bu Rapor, eğer krize gerekli tepki gösterilecek ise –gerek krizden güçlü bir çıkış politikası üretilmesi gerekse yeni oluşumların önlenebilmesi amaçlarıyla– kriz oluşumuna ciddi tanı koymanın gerekli olduğu düşüncesi ile yazılmıştır.” Stiglitz Raporu’nun sonuç bölümünde yer alan bu ifade, Rapor’un yazılış amacını açıklamaktadır. 2007 yılında ABD’de finansal sektörde başlayan ve kısa sürede reel sektöre ve diğer gelişmiş ekonomilere sıçrayan asrımızın ilk, kapitalizmin üçüncü büyük krizinde duruma müdahil olmak adına, Miguel d’Escoto Brockmann’ın başkanlığında toplanan 63. oturumda, Birleşmiş Milletler tarafından Prof. Joseph A. Stiglitz’e bir araştırma komisyonu oluşturması teklifi getirilir. Böylece bir raportör ve değişik ülkelerden oluşan çok sayıda asıl üyeler ve geçici katılanlarla birlikte 21 kişi olarak kurulan Komisyon, ilk toplantısını 2009 yılı Ocak ayında yapar. ABD, İngiltere, Rusya, Fransa, Almanya, Hindistan, Brezilya, Japonya ve daha başka birçok ülkelerden oluşan heyet, yaklaşık bir yıllık bir çalışma süresi sonucunda Rapor’u Birleşmiş Milletler’e sunar.

Rapor, böyle bir yazı boyutunda, ancak üç bölüm halinde irdelenebilir. Birinci bölümde, krizin çıkış nedenlerinin ele alınış ve açıklanış biçimi mercek altına alınabilir. İkinci bölümde, krize karşı ulusal ve/veya uluslararası kurum ve kuruluşların yaklaşımları ve tepkileri incelenebilir. Üçüncü bölümde ise, krizden çıkış politikaları bağlamında Rapor’un geliştirdiği öneriler tartışılabilir. Bu yazıdaki kısa tartışmalarımızda, birinci bölüm olan krizin nedenleri ve çıkış sebepleri Rapor’da ele alınış biçimi ile, fakat eleştirel açıdan irdelenecektir. Diğer bölümler ise, olanaklar çerçevesinde, ileride ele alınıyor olabilir.

Devamını okumak için buraya tıklayınız.