Joseph A. Schumpeter özellikle, kapitalizmin inovasyon (yenilik) yaratma kapasitesine dayanan dinamizmini öteki bütün iktisatçılardan daha fazla vurgulayan, bu yönüyle de günümüzün küreselleşen dünyasında giderek önem kazanan bir iktisatçı. Artık iktisat camiasında içinde “inovasyon” sözcüğü ile Schumpeter adının geçmediği bir konuşma ya da yazıya rastlamak pek mümkün görünmüyor. Bununla birlikte, Schumpeter, bundan birazcık daha fazla ilgiyi hak eden önemli bir düşünür. Bu yazıda da aslında Schumpeter’in özellikle piyasa sisteminin işleyişine yönelik düşünceleri ve bu düşüncelerin önemli kaynaklarından birisi olan toplum kuramcısı Max Weber’in görüşleri üzerinde durulacak. Bu bakımdan iki düşünür arasındaki önemli bağlantı noktaları arasında, kapitalizmin getirdiği rasyonelleşme sürecinin giderek bir “demir kafese” dönüşeceği iddiası ile Schumpeter’in “yaratıcı yıkım” sürecinin merkezinde yer aldığını düşündüğü, ayırt edici özelliği inovasyon yapmak olan girişimcinin Weber’in daha çok politik kuramında öne çıkan “karizmatik” bireyle olan benzerlikleri yer alıyor. Bu iki nokta, bir yandan piyasa sisteminin ne kadar dinamik bir sistem olduğunu, genişleme kapasitesinin ne kadar yüksek olduğunu, öte yandan da bu aynı sürecin sistemin dengesizlik ve kriz biçimindeki başarısızlıklarının temel nedeni olduğu gibi bir paradoksal yaklaşımı ortaya çıkarıyor görünmektedir. Bu yüzden iki yazarın görüşlerini karşılaştırmak, hem sosyal bilim hem de iktisadın yöntem bilgisi bakımından önemli.

Yazının devamını okumak için tıklayınız.