7 Haziran seçimlerini takip eden yazımı eşitlik, hakça yaşam ve özgürlüğün sembolü olduğunu düşündüğüm sardunya için temkinli bir umut hissi duyduğumla sonlandırmıştım. Umudum, hiç olmazsa orta vadede ayakta kalabilecek ve yapısal reformların temelini atabilecek çoğulcu bir koalisyon hükümetinin kurulması ve böylelikle son yıllarda giderek artan etnik, dini ve siyasi kutuplaşma ve ötekileştirmeyi tersine çevirecek somut adımların atılmasıydı.

O yazının üzerinden bugün tam tamına altı ay, 1 Kasım seçimlerinden bu yana bir ay geçti. Bu zaman zarfında, Türkiye, eşine az rastlanır sıklıkta ve şiddette, birbirini tekrar eden, siyasi, sosyal, ekonomik ve diplomatik iniş çıkışlara sahne oldu.

Yaz ayları boyunca ülke, sabırla koalisyon görüşmelerinin başarıyla sonlanmasını bekledi. Olmadı. Bir hükümet kurulamadı ve “tekrar seçim” kararı alındı. 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan seçimlerin sonucunda AKP 7 Haziran’da yüzde 9 düşüşle kaybettiği 2011 seçimleri düzeyini beş ay içinde yine yüzde 9 artırarak yakalamış oldu.

Yazının devamını okumak için buraya tıklayınız.