Dünya küreselleşmenin çöküşünü zaten bir kez gördü. Serbest ticaret ve serbest sermaye hareketliliği ile yaşanan altın çağ 1914’te birden sona erdi ve 1. Dünya Savaşı’ndan sonra canlandırılamadı. Gelecek yıllarda benzer bir küresel ekonomik çöküşe tanık olma ihtimalimiz var mı?

Soru gerçeklikten uzak değildir. Ekonomik küreselleşme, gelişmiş ülkelerde daha önce görülmemiş bir refah düzeyi yaratmış, Çin ve diğer Asya ülkelerindeki milyonlarca fakir işçiye bir iyilik yapmış olsa da, temeli zayıftır. Yerel düzenlemeler ve siyasi örgütlerle desteklenme eğiliminde olan ulusal piyasaların aksine, küresel piyasaların sadece zayıf bir kurumsal altyapısı vardır. Global tekelcilik karşıtı bir otorite yoktur; küresel ve nihai bir kredi mercii yoktur; küresel bir regülatör, güvenlik ağı ve tabii ki küresel demokrasi de yoktur. Başka bir deyişle, küresel piyasalar zayıf yönetimden olumsuz etkilenir ve bu nedenle istikrarsızlığa, verimsizliğe ve zayıf popüler meşruluğa yatkındır.

Ulusal hükümetlerin kapsamı ile piyasaların küresel yapısı arasındaki dengesizlik, küreselleşmenin yumuşak karnını oluşturur. Sağlıklı bir ekonomik sistem, bu ikisi arasında hassas bir uzlaşmayı gerekli kılar. Hükümetlere çok fazla güç verirseniz, korumacılık ve otarşik ekonomi politikasına sahip olursunuz. Piyasalara çok fazla özgürlük verirseniz, yardım etmesi gerekenlerden çok az sosyal ve siyasi destek alan, istikrarsız bir dünya ekonomisine sahip olursunuz.

Devamını okumak için buraya tıklayınız.