KIRILMALAR ARTIYOR

Dünya ekonomisinde kırılmalar artıyor. Ekonomide kırılganlıkların artması siyasal kırılmaları da  hızlandırıyor. 1990’lı yılların başında sosyalizmin, Rusya uygulamasının çökmesi sonrasında ABD büyük ölçüde dünyada tek egemen ülke haline gelmişti. ABD’nin yanına AB, Rusya ve Çin’de bir kenardan eklenmeye çalışıyordu.

Küresel kriz bu görünümü kısmen bozdu. AB, İngiltere’yi kaybetti ancak, yine de ekonomik güç olarak ayakta. Rusya ve Çin demokrasiye geçememenin bedelini ödemeye başladı. Yandaş (crony) kapitalizm, bu ülkelerin kaynaklarını sömürdü. Oligarklar (rejim zenginleri) ekonomik yapıyı çökme noktasına getirdi. Rusya ekonomisi doğalgaz ve petrol olmasa çökmüş durumda. Çin ise borç batağında. Dünyanın öbür tarafında yer alan gelişmekte olan ülkeler de kendi aralarında ayrışmış durumdalar. Bir kısmı -yükselen ekonomiler olarak adlandırılanlar- melez demokrasi ve istikrarsız ekonomileri ile kendi kendilerine moral bulmaya çalışıyorlar (Türkiye bu grupta). Kalanların ise pek şansları yok. Onlar Necip Mahfuz’un mezar kentinde yaşayanlar. Bu grubun çoğunluğu da din temelli otoriter rejimlerle idare edilen “İslam Ülkeleri”. Bu tablo üzerine çalışmak durumundayız. Bundan dolayı önümüzdeki sayılarda bu konu üzerine makalelere yer vereceğiz.

Bu sayımızda geniş bir yelpazeye yayılmış makaleler okuyacaksınız. Yeni bir köşemiz var: “Ayın İstatistiği”. Yorumsuz veriyoruz ama çok şey söylüyor. Sekseninci sayımızın bir özelliği de, Osman S. Arolat’ın Yaşar Kemal’in farklı bir yönünü şairliğini anlatması. Kapak resmimiz de büyük usta Yaşar Kemal’e ait. Kullanma iznini Arolat’tan aldık.

Yaz sıcaklarına giriyoruz. Keyifli bir yaz geçirmenizi diliyorum.

Okuyarak ve sevgiyle kalın.

Ömer Faruk Çolak

Sayı:80 Haziran 2017