2016’ya merhaba…

Dünya ekonomisi son on yıldır, bir türlü rayına oturamadı. Türkiye de bundan payını aldı. Özellikle 2007 yılı sonrasında kurumsal yapının çözülmesi, oluşturulmak istenen yeni yapının iktisadi ve politik yönden işlememesi, sorunları ve belirsizlikleri artırdı, biriktirdi. Türkiye şimdi bu sorun yığının üstüne oturuyor. Çözüm var mı? Elbette var. Ancak sorunun önce kabul edilmesi, görülmesi gerekir, sonra sorunun kaynağına inilmesi yani teşhis edilmesi, daha sonra da reçete ve tedavi süreci başlar. Türkiye’de ne yazık ki, ne hükümet ne egemen konuşan sınıf, ne de halk bunun farkında değil.

Bu noktada küçük bir örnek verelim. Hemen herkesin bildiği gibi Türkiye’nin 2023 yılına ilişkin hedefleri var. Bunlardan birisi de ihracatta 500 milyar dolara ulaşmak. 2016 girdiğimizde bu günlerde, bu hedefin bir hayal olduğu anlaşıldı. Neden mi? Bunun için 2015 yılının dış ticaret verilerine bakmak yeter.

2015 yılı Ocak-Kasım döneminde ihracat 2014 yılının aynı dönemine göre %8,4 azalarak 132 milyar dolara, ithalat ise bu dönemde %14,1 azalarak 189 milyar dolara geriledi. Avrupa Birliği’ne ihracat Ocak-Kasım döneminde %7,2, Rusya’ya ihracatta %38,7 azaldı. İthalat azalışına sevinenlere de söyleyelim, bunun nedeni yapısal bir düzelmeden değil, petrol fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanıyor. 2015 yılında petrolün varil fiyatının 36-45 dolar arasında değişmesi ithalata olumlu yönde yansıdı ve 2014 yılında 54 milyar dolar olan petrol, doğal gaz ithalatı, Ocak-Kasım 2015 döneminde 34 milyar 835 milyon dolara kadar geriledi.

Mevcut olumsuz tabloya enflasyon, işsizlik ve büyüme rakamları dahil edilebilir. Ancak önemli olan sorunun kaynağına gidilmesidir. Biz bu düşünce ile geçen ay “Ekonomide Arayış” başlıklı bir toplantı düzenledik. Bu sayımızda bu toplantıda sunulan tebliğlerden elimize ulaşanları yayınlıyoruz. Aslında yeni sayımızdaki tüm yazılar bu arayışın bir parçası. Umarımda siz de arayışımızın içinde yer alıp okuyarak, yazarak bizimle birlikte olursunuz. Bu sayıdaki önemli yazılardan birisi de Cenk Pala’nın “Türk Akımı: Üzerine Uçak Düşen Boru Hattı” başlıklı yazısı. Cenk Pala Rusya ile yaşanılan krizi doğal gaz bağlamında irdeliyor. Yazıyı biz çok önemsedik, çünkü yazarımız aynı zamanda sahada olan birisi.

Tüm sorunlara rağmen 2016 yılı umarım hepimiz için daha iyi olur.

Okuyarak ve sevgiyle kalın,

Ömer Faruk Çolak