Parlamenter demokrasi kazandı…

Türkiye seçimini yaptı. On üç yıllık AKP iktidarına son verdi. AKP artık tek başına hükümet kuramayacak, belki de hükümet olamayacak. Seçimin galibi elbette başta HDP olmak üzere CHP ve MHP’dir. Ancak seçimin asıl önemli sonucu, halkın parlamenter demokrasiye sahip çıkmasıdır. Başkanlık sistemine geçilmesi için yapılan onca baskıya rağmen ‘hayır’ dedi. Seçim sonuçlarının gösterdiği bir başka gerçek ise; 2002 yılından bu yana yapılan tüm seçimleri AKP kazandığı için umutsuzluğa düşüp halkı suçlayanların da yanılmış olmalarıdır. Halk ben buradayım dedi.

Seçim süreci çok sığ tartışmalar ile geçti. Yaygın, baskın medya, ekonomi konuşulan bir seçim oldu teşhisinde bulunsa da, öyle olmadı. Ekonomiye ilişkin konuşulanlar daha çok asgari ücret ve emekli maaşları oldu. Enflasyon, bölüşüm, yatırımlar, ekonominin kurumsal yapısı hemen hiç gündeme getirilmedi. Örneğin siyasi partiler enflasyon hedeflemesi konusunda pek fikir beyan etmediler. Halbuki, mevcut modelde bir tıkanıklık var. Biz de bundan dolayı ekonomideki politika arayışlarını kapağa taşıdık. Osman Aydoğuş, bu arayışı yazdı. Erinç Yeldan, konuyu enflasyon hedeflemesi bağlamında ele aldı. Her iki yazı da bugünlerin moda kavramı ile “açılım” içeriyor. Serdar Sayan rant ekonomisini incelemeye devam ediyor. Eğer geçen sayıyı almadı iseniz, alın, iki yazıyı birlikte okuyun.

Türkiye’de enflasyon ile mücadele teklemeye başlayınca tarım sektörü yeniden gündeme geldi. Sektörün önemine ilişkin daha önce yazılar yayınlamıştık. Şimdi de Ege Üniversitesinden Tayfun Özkaya’nın çalışması ile, sektör üzerine yeniden odaklanıyoruz. İktisat ve Toplum Dergisi’nin, ana akım iktisadın
dışında olacağını ilk sayımızda yazmıştım. Öyle de oldu. Bu sayıda, geleneksel iktisadın dışındaki yazılarımızı beğeneceksiniz.

Hakan Mıhçı’nın yazısı ile politik gündeme de gönderme yapıyoruz. Hakan Mıhçı “HDP’nin Seçim beyannamesini” mercek altına aldı.

Yoğun çalışma tempolarına rağmen Dergiye katkı veren tüm yazarlarımıza teşekkür ediyoruz. Dergi onlar sayesinde size ulaşıyor. Okuyarak ve sevgiyle kalın.

Ömer Faruk Çolak