21. yüzyılın ilk küresel krizi olarak tarihe geçen, “büyük durgunluk” olarak da nitelendirilen 2007-2008 krizi ülkelerin ekonomik büyümesi ve sanayi politikası ile ilgili tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Akademik alanda sürmekte olan bu tartışma kapitalizmin sürmekte olan durgunluk konjonktüründen nasıl çıkacağına ve kriz sonrasında belirsizliklerin azaltılarak dünya ekonomisinde istikrarlı ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin nasıl sağlanacağına ilişkindir. Küresel mali piyasalarda başlayan ve kısa sürede yayılarak reel ekonomiyi etkisi altına alan krizin yol açtığı durgunluğun uzun süreceğinin anlaşılması mevcut sanayi politikalarının sorgulanmasına yol açarken, bu politikalara alternatif oluşturan yeni sanayi politikası arayışlarını hızlandırmıştır. Sanayinin yeniden canlandırılması ve kalıcı büyümenin yeniden yakalanması amacıyla ülkeler yeni sanayi politikası arayışı içerisindedir. “Yeniden sanayileşme” (reindustrializatıon) taleplerinin arttığı günümüzde, ülke sanayi politikalarının büyüme hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi ve sürdürülebilir bir büyüme stratejisine dayandırılması öncelikle gözetilmektedir (UNIDO, 2013a; OECD, 2013).

Devamını okumak için buraya tıklayınız.