Türkiye’de kalkınma planları uzun zamandır önemini kaybetmiş durumdadır. Kalkınma planlarında vurgulanan hedeflere ne kadar yaklaşıldığı, politikaların ne kadar uygulandığı idari denetleme ve yaptırım konusu değildir. Plan yapmak ve planlara uymak da sanki piyasa mekanizmasının belirleyici olmasından vazgeçmek olarak algılanınca da, planlar sadece kitaplarda kalan yazılı metinler işlevini görmektedir. Türkiye 1980’li yıllardan beri iktisat ve kalkınma planları yapmayı ve planlara uymayı olumsuz bir iktisadi eylem olarak görmektedir. Bunda planlı kalkınma fikrinin daha katı bir şekilde uygulandığı dönemlerin (1960-1980) bazı olumsuzlukları etkili olmuş olabilir. Devlet Planlama Teşkilatı ilk kurulduğu yıllarda siyasi iktidarlar ve toplum tarafından çok ciddiye alınan ve yüksek nitelikli uzmanlar yetiştiren bir kurum iken, bugün artık kapatılmış ve uzmanları ve kadroları Kalkınma Bakanlığı’na devredilmiş ve önemleri azaltılmıştır. Buna karşın Türkiye hala plan adı altında metinler üretmekte ve kamuoyuna bu konuda bilgi vermektedir. AKP iktidarı döneminde de iki plan hazırlanmıştır. Bunlar dokuzuncu ve onuncu kalkınma planlarıdır. Dokuzuncu plan 7 yıllık ve uzun vadeli strateji (2001-2013) çerçevesinde hazırlanmışken, onuncu plan tekrar beş yıllık olarak hazırlanmıştır. Bu yazıda bu iki planda kültür ve sanat alanındaki hedef ve politikaları belirtip, arkasından bu hedef ve politikalara ilişkin yorumlar yapacağız.

Devamını okumak için buraya tıklayınız.