GİRİŞ
Küresel ekonomi 2007 Ağustos’undan bu yana süregelen bir kriz ortamında yaşıyor. Krizin yayılma biçimi öncelikle finans, daha sonra ise mal ticareti piyasalarını etkilediği için çoğunlukla “küresel finans krizi” olarak betimlenmekte. Oysa, mevcut küresel krizin yapısal kökenlerini sadece finans piyasalarının teknik hatalarına veya finansal sistemin “eksikliklerine” bağlanması kanımca yanıltıcı ve eksik bir değerlendirme olacaktır. Mevcut kriz, kuşkusuz, finans sisteminin küresel ekonomi üzerindeki önlenemez hegemonyası ile yakından ilişkilidir. Ancak söz konusu hegemonya sadece “finans” kesimi için değil, küresel kapitalizmin reel sektörleri ve giderek bütünü açısından da bir müdahaleyi “gerekli” kılmaktadır.

Dolayısıyla 2007’den bu yana yaygınlaşarak derinleşen ve büyük durgunluk (great recession) diye anılmaya başlayan kriz sürecinin ardında yatan etkenler sadece finansal aktivitelerin niteliklerinde değil, kapitalizmin 20. yüzyılın ikinci yarısındaki birikim rejiminin topyekün özelliklerine ve bu arada iktisat biliminin öğretilerine dayanmaktadır. Bu yazının konusunu da özellikle bu son değinilen nokta oluşturmaktadır: küresel durgunluğun iktisat bilimi ve öğretisi açısından getirdikleri ve (götürdükleri)…

Devamını okumak için buraya tıklayınız.