İklim Değişikliği Vuruyor

Türkiye’de artık uzun yıllardır uygulanan iktisat politikalarının olumsuz sonuçlarını, sıradan yurttaş bile günlük hayatında yoğun bir şekilde hissetmeye başladı. Son bir ayda büyük kentlerde yaşanan su baskınları, inşaat sektörüne yönelik izlenen teşvik politikasını her yerde tartışılır hale getirdi.
Enflasyon ise halkın başına bela olmaya devam etmekte. Yazın ortasında domatesi 4-5 TL’ye tüketmek herkesi rahatsız etmekte. Bu durum, en hızlı iktidar partisi oydaşını bile “Ne oluyor?” sorusuna yanıt aramaya itmekte. Sanırım bu sorgulama önümüzdeki günlerde daha da artacak. Çünkü kayırılmış sektörler üzerine kurgulanmış, kuralsız iktisat politikaları artık çözüm üretememekte ya da en azından üretme olasılığı oldukça zayıfladı.

Türkiye’nin yaşadığı bu dengesizlik durumu sadece ülkeye özgü koşullardan kaynaklanmamakta. Finansallaşmaya dayalı kapitalizm teklemekte, hatta yeni krizlere gebedir. Bunu sadece İTD editörü değil, bu sistemin bekçisi IMF Başkanı Lagarde de geçen ay açık açık ifade etti. Türkiye de elbette bundan payını aldı, almaya devam edecek.

Bu sistemin yıkıcı etkisinin bir sonucu olarak karşı karşıya kalınan iklim değişikliğinin hissedilir hale gelmesi ile kapitalist gelişmiş ülkeler, diğer ülkeler ile birlikte 2015 yılında Paris Anlaşması’nı imzalamıştı. Ne yazık ki şimdi, ABD başkanı bir kere daha vahşi bir kapitalist olduğunu gösterdi ve ülkesinin, anlaşmadan çekilmesine karar verdi. Trump’ın bu kararı sadece kendisini ve ülkesini değil, temsili demokrasiyi de bataklığa sürüklemektedir.

Yaşanan gelişmeler nedeni ile İTD’nin 82. sayısındaki makalelerin konusunun tarım sektörü olmasına dikkat ettik. Böylece güncel tartışmanın içinde olmak istedik. Bu sayımızda da yeni yazarlarla tanışacaksınız. Onlara dergimize hoş geldiniz derken, tüm yazarlarımıza verdikleri katkıdan dolayı teşekkür ediyoruz.

Bu arada tüm okuyucularımızı “ İTD OKUR KULÜBÜNE” katılmaya bir kere daha çağırıyoruz.
Okuyarak ve sevgiyle kalın.